Kendi Hızınız ve İhtiyacınıza göre bir Terapi Süreci
Zorlayıcı deneyimleri güvenli bir alanda işlemek, kendinizle ve çevrenizle şefkatli bir bağ kurmak için travma odaklı ve bilimsel ilkelerle yapılandırılmış bir terapi süreci.
Yaklaşımım
Hiçbirimiz durduk yere depresif, kaygılı ya da sinirli hissetmeyiz. Eğer hayatın içinde hep aynı döngüye takılıyor ve aynı yerde sıkışıp kalıyorsak, bu durum bize artık düşüncelerimizi ve duygularımızı negatif deneyimlediğimizi gösterir. Oysa aslında hepsi fark edilmesi gereken birer sinyal! Duygularımız bizi tamamen kontrol etmeye başladığında, kendi düşüncelerimiz üzerinde söz hakkımızı kaybeder ve yavaş yavaş hayat hikayemizin güven veren kısımlarından uzaklaşırız. Klinik jargonda buna “duygusal regülasyonda güçlük” diyoruz. Sonucunda duygular daha yoğun ve uzun deneyimlenir, stres artar. Bu noktada depresyon, kaygı bozukluğu, bağımlılıklar ve öfke problemleri, kaybedilen regülasyonu yeniden bulmanın zararlı yollarıdır.
Bence terapideki asıl soru şudur: Zorlayıcı yaşantılar altında dünyayı algılama ve kendimize hikayeler anlatma şeklimiz nasıl değişir?
Örneğin, utanç duygusunun yoğun olduğu anlarda zihnimizin yazdığı hikaye çok net ve katıdır: “Başarısızım” ya da “Sevilmiyorum”.
Terapi odasındaki amacım, bu katı kalıplara farkındalık, esneklik ve öz-şefkat getirmektir. Çünkü zihnimiz esnedikçe ve yaşadığımız zorluk artık bizim bütün hikayemiz haline gelmeyip sadece bir parçamız olduğunda; o duygunun kendisi olmayı bırakır, duyguyu fark etmeye başlarız. İşte tam bu kırılma anında kendimizle ve dünyayla yeniden bağ kurarız; yani iyileşiriz. Bu bağ bizi sakinleştirir, yatıştırır ve bize en zor anlarda bile hâlâ bir “seçim şansımız” olduğunu gösterir. Hayatta kötülükler ve zorluklar hep vardır; ama artık zihnimizde tek başlarına değillerdir.

Süreç Nasıl İlerler?
Terapi; en başta sizi tüm varlığınızla dinlediğim, sonra terapi odasına getirdiğiniz durumu bütünüyle anlamaya çalıştığım ve zamanla sizin kendinize aynı duyarlılıkla yaklaşmanıza yardımcı olduğum bir süreçtir.
Burada anlamak; kendinize “Bende neden bu sorun var?” diye yargılayarak sormak yerine, “Ben bu zorluğu hayatımda nasıl deneyimliyorum ve bununla nasıl baş etmeye çalışıyorum?” diyebilmektir. Amaç, yaşadıklarınıza karşı derin bir duyarlılık geliştirirken o yoğun duyguların içinde kaybolmamanızı sağlamaktır.
Terapi, ucu açık ve belirsiz bir sohbet seansı değildir; aksine net bir başlangıcı ve sonu olan, güvenli bir eşlik ve somut, etik bir müdahaledir. Bu süreçteki sınırları ve ortak sorumluluklarımızı dört temel adımda birlikte inşa ederiz:
İnsan beyni belirsizlikten kaçınır ve bir kesinlik arar. Bu yüzden çoğu kişi terapi odasına “Bende şu mu var?”, “Bu yaşadığım normal mi?” gibi haklı sorularla gelir. Öte yandan klinikte değerlendirme; “neden” sorusundan çok, “nasıl, nerede ve ne zaman” sorularıyla her boyutta incelenir. Çünkü benim için sizin “ne” olduğunuzdan çok, bu durumu nasıl yaşadığınıza bakmamız gerekir. Bu yüzden ilk seans, yaşadıklarınızı birlikte anlamlandırmamıza yardımcı olan bir değerlendirme adımıdır.
Biyopsikososyal Yaklaşım
Hem bilimsel ölçeklerden hem de derinlemesine bir klinik görüşmeden faydalanarak durumunuzun geniş bir resmini çekeriz. Bu odada en çok değer verdiğimiz şey, getirdiğiniz o en kıymetli yük, yani umutlarınızdır.
Somut ve Anlamlı Hedefler
Süreci planlarken sadece testlerdeki kaygı veya depresyon skorlarının düşmesine odaklanmayız. Asıl odağımız; o skorlar düştüğünde hayatınızda somut olarak neyi değiştirmek istediğinizdir.
Bütünsel Değerlendirme
Bazen skorlar düşse bile altındaki o tanıdık sızı kalmaya devam edebilir ya da hayatınızı doğrudan etkileyen semptomlar varlığını sürdürebilir. Bu yüzden süreç boyunca hem objektif (klinik ölçekler) hem de subjektif (sizin kendi hisleriniz) bir değerlendirmeyi yan yana yürütmek benim için çok önemlidir.
Seans odasında yaptığımız şey, sadece o an hissettiğiniz acıyı geçici olarak dindirmeye çalışmak değildir. Formülasyon adını verdiğimiz klinik kavramsallaştırma ile şu hayati sorunun peşine düşeriz:
Bu sorun neden bugün, hayatınızın bu döneminde gündemde?
Bu formülasyon sayesinde, semptomlarınızı fark etmeden sürdüren döngüleri birlikte keşfederiz. Ancak bu döngüler ve süreç içerisindeki ihtiyaçlarınız zamanla değişebilir; bu doğrultuda formülasyonumuz ve tedavi planımız, duruma paralel olarak dinamik bir şekilde yeniden yapılandırılabilir.
Birlikte çıkardığımız o ortak haritadan yola çıkarak, getirdiğiniz duruma en uygun bütünsel tedavi planını devreye sokarız. Bu aşama, terapinin o somut ve aktif müdahale kısmıdır.
Bütünsel Yaklaşım
Sadece zihninizdeki düşüncelerle çalışmayız. Bedensel duyumlarınız, hissettiğiniz yoğun duygular, ilişkileriniz ve günlük yaşamdaki davranış kalıplarınız bir bütün olarak seans odasındaki yerini alır.
Hayata Geçirilebilir Adımlar
Seans esnasında kazandığınız farkındalıkları günlük yaşantınızın ritmine nasıl aktarabileceğiniz üzerine pratik, sürdürülebilir adımlar planlarız. Yeni baş etme becerilerini önce seans odasının o güvenli ve yargısız sınırlarında deneyimler, ardından hayatınıza taşırız.
Terapi, sonsuza kadar sürecek veya sizi seans odasına bağımlı kılacak bir süreç değildir. Birlikte koyduğumuz hedeflere ulaştığımızda ve en önemlisi kendi kendinizin terapisti olma becerisini kazandığınızda bu yolculuğun sonuna geliriz.
Terapi bitti, ya şimdi?
Birçok insan terapinin bitişini ani ve ürkütücü bir kopuş olarak hayal eder. Oysa güvenli sonlandırma; karşılıklı sorumlulukların güvenle devredildiği, başlı başına planlı ve destekleyici bir evredir.
Bu veda şu adımlarla ilerler:
- Sürecin başındaki halinizle bugünkü duruşunuzu yan yana koyar; geliştirdiğiniz baş etme mekanizmalarını, farkındalıklarınızı somutlaştırırız.
- Terapiden kazandığınız becerilerini hayatın gerçek ritminde test edebilmeniz için seanslarımızı aniden kesmeyiz. Seans aralıklarımızı önce iki haftada bire, ardından ayda bire düşürerek süreci yavaşça seyreltiriz.
- Yaşam boyu bizimle kalacak biyolojik veya ilişkisel kırılganlıklarımızı tamamen yok edemeyeceğimizin ama onları başarıyla yönetebileceğimizin bilinciyle hareket ederiz. Gelecekte karşılaşabileceğiniz olası tetikleyicileri ve erken uyarı sinyallerini belirleyerek, o anlarda uygulayacağınız nüks önleme planını hazırlayıp cebinize koyarız.
- Terapiyi başarıyla tamamlamak, hayat boyu bir daha hiç tökezlemeyeceğiniz anlamına gelmez. Yolunuz gelecekte tekrar tıkandığında ya da hayatın yeni bir dönemi yeni zorluklar getirdiğinde, bu odanın kapısının size her zaman açık olduğunu bilmenin verdiği o derin güvenle vedalaşırız.
Çalışma Alanlarım
Bireysel Terapi
Depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu, OKB, panik bozukluk ve yetişkin ADHD alanlarında kanıta dayalı bireysel çalışma. Çevrim içi veya yüz yüze.
Birebir · Uzun vadeli dönüşümSMART Grup Programı
Stres yönetimini, amigdala yatıştırmayı ve psikolojik dayanıklılığı odağına alan çevrim içi grup programı. Benzer süreçlerden geçen bir grupla rehberli pratikler.
Çevrim içi grup · Ön kayıtKurumsal Eğitimler ve Atölyeler
Baskı altında esnek düşünebilme ve duygu yönetimi becerilerini artıran, bilimsel hikayeleştirme odaklı atölyeler.
Atölye · Kurumlara açıkÜcretsiz Ön Görüşme
Terapi sürecinin size uygun olup olmadığını birlikte değerlendirelim. 15 dakikalık ücretsiz ön görüşme için uygun gününüzü ve saatinizi seçin.
